16-17 yaşında velet aşktan-meşkten, okulda, tatilde yaşadıklarından bahsediyor. Lisede bütün arkadaşlara duyurmasam da internet'te duruyordu site ve yakın arkadaşlar okuyorlardı. Siteyi, kullandığım bilgisayarlar değişse de bi şekilde ordan oraya aktararak korumuşum. YA NE SAÇMA YAZILAR YAZMIŞIM, NE SAÇMA Bİ KARAKTERMİŞİM?! En düzgünlerinden seçtiklerimi aşağıya koydum. İlerde 16-17 yaşında biriyle iletişim frekansını tutturmak açısından bu dijital günlüğümü açıp okumam gerekecek sanırım. Mesela bi ODTÜ gezimiz vardı, ilk gün yazmışım: (italikler benden edit)
"...sonra odtüye gitmek üzere otobüslere bindik. odtüye bi giriş yaptık, ağzım açık kaldı, her yan yeşil, ağaçlar arasında yürüyüş yolları var, ilk odtülüyü gördük "arkadaşlar inceleyelim şu odtülüyü" muhu oldu. sonra bizi fmci tmci diye ayırdılar, fmcileri yani beni de önce makina mühendisliğine götürdüler. orda çok tatlı bir adam konuştu. aynen şöyle "... işte hatayda (izmir) oturuyosunuzdur, karşıyakada 600 milyon liraya iş bulmuşsunuzdur, ama şöyle düşünürsünüz "her sabah da 1.5 saat yol çekilmez, boşveriyim bu işi"" dedi, bizim ağzımız açık kaldı tabi. (Ağzımızın açık kalma nedeni sanırım o sene 600 milyon liranın çok para olması ve çok parayı yol yüzünden kabul etmeyecek bir odtülü portresinin anlatan tarafından çizilmesi idi) adam hava ata ata anlattı makina mühendisliğini. sonra akışkanlar ve robotik lablarını gezdik.bi f-4 jet motorunu yarıdan kesmişler, onu da inceledim, hep şemasını görürdüm, orda türbinini çevirme fırsatım oldu. sonra inşaat mühendisliğine gittik, bi tanıtım filmi izledik, filmde de komik sahneler vardı. mesela bi inş mühü apış arasını karıştırıyodu filan. oradan çıktık, odtünün yemyeşil kampüsünde ilerledik. çok güzeldi, çimlerin üzerine dökülen yaprakların üzerine basıp, çıkan o sesi duymak... sonra bilgisayar mühendisliğine gittik, orda da sadece bilgisayarlar vardı, adam da bizi oraya çekmeye çalışacağına, "burayı yazmak isteyenler, bi daha düşünsünler" dedi. salak işte. fazla bişey de anlatmadı zati, ööle bilgisayarları görüp çıktık. ama her bilgisayarın ekranında "welcome to obua" "welcome to trompet" "welcome to viyola" gibi şeyler vardı. ilginç. bizi oraları gezdiren bi çocuk vardı, kızlar yakışıklı deildi, ama sempatikti diyolar, gözleri yeşildi, kimyada 3. sınıfta okuyomuş. 4-5 kız oğlanla muha girdiler. ben de dinledim biraz. bilgisayardan sonra, endüstri mühendisliğine gittik. içeri girdik, sarı uzun saçlı, renkli gözlü bi abim geldi, "nerde kardeşim bakıyım" dedi, meğer Ece'nin abisiymiş. uzaktan bakınca benzemiyolardı ama, yakından bakınca benziyolar. adı da Umut'muş, doktora yapıyomuş orda, o da bize anlattı endüsri mühendisliğini. iyi de anlattı, dikkat ettim de ingilizce yavaş yavaş türkçenin yerini almaya başlamış odtülülerin, kelimenin türkçe karşılığını bulmakta zorlanıyolar. oradan çıktık biyoloji ve genetiğe gittik, orda saçı sakalı birbirine karışmış birini gördük, alper (mehmet alper kiremitçi, aka. satan alper) de patlattı "bu adam orman mühendisliğinden kaçmış heralde" orda labları gezdik. sonra orayı da geride bıraktık, kampüsü geçtik, odtünün yemek merkezine girdik, tmciler çoktan gelmiş meğersem, orda efenin abisini de gördüm. yedik, fotoğraf çekildik.
..."
Şu da var:
"...
27.06.2000 Tue 0:35
Kaç ay olmuş...
Bugün gerçekten tarihi bi olay vardı. İnsanın gen haritasının %97 si çıkarılmış. Bu demek ki, insan vücuduyla, bir arabanın parçalarını değiştirip, yenilemek gibi, oynayabilecekler. Tabi bunu yaparken düzgün yapmaları lazım, sınıf farkları doğacak, uzun yaşamak isteyen fakirler ne yapacak? zenginler istediklerini alacaklar. Bu farklılığı kaldırmak için ellerinden geleni yapacaklarmış, clinton tonton böle diyo. İnsan ömrü ilk aşamada iki katına çıkacakmış, 160 yıl filan, kontrolü elimizde olmayan hastalıklar olmayacakmış, AIDS, Kanser, Şeker hastalığı gibi... bana çok heyecanlı geldi, hep anlatırlardı, o günler çok yaklaşmış, ona heyecanlandım. Silahlar icat edilirken de, insanlığın yararına kullanılmasını dilemişlerdir... silah gibi olmaz inşallah... dünyanın bu kadar uzun yaşayan insanları besleyebilmesi için, bitki ve hayvanların genleriyle de oynanması gerekecek, daha fazla ve temiz hava, daha çok besin... en sona yer sorunu kalıyor... o kadar ileri gitmez heralde... bi de yaşam için 1200 yıldan bahsediyolar... 1200 yılın yaşayacağım kadarını yaşarım, çok sıkıcı olur sonra... sıkılırım yaşamaktan belki... o zaman baibai...
bu arada benim genlerimin %99.8 i dünyadaki herhangi birinin genleriyle aynıymış! Yani benim başka birinden farkımı sadece binde ikilik bir kısım belirliyor. bi de bizim maymunlardan farklı olan genlerimiz oranı %99.2 miş galiba (ya da 98.6 olabilir tam hatırlamıyom)...
Bu olay çok manyak, ama umarım kötü şeyler olmaz...
İnsanın genlerinin haritası çıkartılıyor, biz hâlâ yarınki kimya sınavına hazırlanıyoz... :(
(bu olayı daha ayrıntılı incelemek isteyenler 27.06.2000 tarihli gazeteleri inceleyebilirler tabi... bakalım daha neler olacak?)
İyi uykular...
22.7.2000 Cts. 13:33
Abi benim ders çalışmam lazım...
Burda noktayı koymuşum günlük olayına.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder