Evet bu blogu google'dan bulan eden ve şu anda bunu okuyan herhangi bir arkadaş! Sana sesleniyorum...
Ben bu sene Toyota'nin bir fırsat olarak sunduğu bir program olan "Graduate Development Programme"e girdim. Girmek isteyen arkadaşlara ayrıca şu linki vereyim bir baksınlar
Daha önce iki kere mülakata Brüksel'e gittim, pasaportumda bu yüzden iki adet schengen vizesi var. Ve artık orada çalışmak için çalışma vizesine başvurdum...
Prosedür şöyle, şirket çalışma izninizi alıyor, ve size çalışma kartınızı gönderiyor. Siz onunla beraber çalışma vizesine başvuruyorsunuz.
Asıl mesele benim için burada başladı. Arkadaşlara sordum kaç günde çıkar bu vize dedim. "Ben iki günde aldım, ben 5 günde aldım, ben bir haftada aldım" diyenler çıktı. Ben de iyi diyerek güvenli bir mesafeden, 15 gün öncesinden başvurdum. 15 Ağustos 2007'de. Çünkü Toyota'daki işim de 3 Eylül'de başlıyor, idi.
Konsolosluk'a direkt olarak başvuramıyorsunuz, aracı bir şirket var iks diye. Merkezi İstanbul'da. Onlara telefon ettim, 40 ytl vererek randevu aldım. Randevuya tam zamanında gittim ve gerekli belgeleri verdim. Eksik yok. Vize çıkınca pasaportunuzu kargoyla evinize de gönderiyorlar. Veya elden de alabiliyorsunuz, ben kargoyu tercih ettim.
Bütün herşeyin güzel gittiğine kanaat getirerek 29 Ağustos için kendime tek gidiş, kız arkadaşıma gidiş dönüş bilet aldım. İkisinin de fiyatı aynıydı ve 630 ytl civarındaydı, Malev Havayolları'ndan
Netekim 29 Ağustos yaklaşmasına rağmen konsolosluktan tık yoktu. İks'ye telefon ettim, "benim vizem yetişmeyecek sanırım, siz onu kargoya vermeyin, ben Ankara'ya gidip elden alırım" dedim. Bu sırada İzmir'de tatildeydim. İks bana "efendim kargo tercih etmişssiniz, vizeniz çıkınca kargoya verilecek" dedi. Ben de "geç kalıyorum efendim, kargoya vermeyin gelip elden alacağım" dedim, onlar "efendim kargo tercih ettiğiniz için kargoya verilecek, prosedür böyle, başka nasıl yardımcı olabilirim?" dedi, "yardımcı olamıyorsunuz ki! O zaman Ankara'daki ofisinizin telefonunu verin" dedim, "telefon yok orda efendim" dediler. Öeehh dedim, telefonu kapattım. Otobüse binip, Ankara'ya gittim, IKS'nin önünde beklemeye başladım, çok yardımcı olacağa benzeyen bir kız çıktı, derdimi anlattım. "Peki pasaportunuz gelir gelmez ben size elden veririm" dedi. İstanbul'dakilere küfür ederek, ve ne kadar koordineden yoksun olduklarına şahit olarak, öğleden sonra 15.00 gibi tekrar IKS'ye gittim. Ayın 24'ü günlerden cuma. O gün de çıkmamıştı vize. Pazartesiye kaldı.
Bu sırada aynı yerde çalışacağımız insanlara sormaya başladım tekrar, ne zaman başvurdunuz Ankara'da ve ne zaman çıktı diyerek. Bir arkadaş benden bir hafta sonra başvurarak, 22'sinde başvurarak, tam 2 günde vizesini almış, benim aldığım yerden! Ankara'dan! Bir arkadaşınki bir hafta sürmüş. Yav yeter yaw diyerek pazartesi tekrar gittim. Yine yok. Kalkış gününe çok az kaldı filan. Biletlerimizi soruşturduk sonra, kız arkadaşımınkinin tarihi kesinlikle değiştirilemeyen türdenmiş. Benimkisinin tarihi değiştirilebiliyormuş. İnşallah biletimiz yanmaz diyerek IKS'ye gitmeye devam ettik. Yok yok...
Ne konsolosluğa sorabiliyorsunuz vizem ne durumda diye, ne IKS adam gibi cevap veriyor. Tek verdikleri cevap "efendim pasaportunuz işlemde" !!!
28'si akşamüstüsü de çıkmadığını öğrenince, kız arkadaşımın biletini yakmak zorunda kaldık. Benimkisinin tarihini attık, ayın 1'ine bu sefer. Ona da tekrar bilet arayışlarına girdik. Bu sefer 50 euro verince tarihi değiştirilebilen türden bir bilet aldık. 200 euroya... Onu ayın 4'üne aldık...
Bu arada her gün IKS'ye gitmeye devam ediyoruz. 30'u tatildi zaten. 31'inde de çıkmadı. Bir haftadır Ankara'dayım ve çıkmadı vize. 16 gün oldu, Belçika Hükümeti'nin verdiği çalışma izniyle, sağlam pasaportumla başvurdum, ama yok yani vize mize...
Şimdi acaba pazartesi günü, 3 Eylül'de çıkar mı acaba diyoruz... bekliyoruz...
Her gün yazmaya devam edeceğim...
Buradan çıkarılacak dersler:
1-) Ankara Belçika Konsolosluğu'ndan vizeye başvuracaksanız, ve bu vize 90 günden fazla kalışlı bir vize ise, bir ay öncesinden başvurun... yok yok hatta iki ay öncesinden başvurun, mümkünse...
2-) Gidiş tarihiniz kesinleşmeden bilet almayın. Bilet alacaksanız yanmayan türden olsun, yani gidemezseniz, tarihi değiştirilebilir türden olsun..
3-) Sabırlı olun...
Uçuşa geçeceğimiz günü biz de sabırsızlıkla bekliyoruz. Şu an yerde bekliyoruz...